Yeni Düşünce

Düsünce Siz siniz!!!

ilginc ?

Ocak29
Tanrı dünyayı yarattığı zaman gelecekteki ulusların temsilcilerini yanına çağırmış her  birine ikişer erdem vermiş…
 
İsviçrelilere ;
Düzenlilik ve  Yasalara saygı …
 
İngilizlere ;
Soğukkanlılık ve asalet … 
 
Japonlara ;
Çalışkanlık ve Sabır …
 
İtalyanlara ; 
Neşe ve Romantizm ….
 
Fransızlara ;
Şarap ve güzel  yemekler
 
Türklere ;
Zeka ve Dürüstlük ve Tayyip sevgisi …. 
 
Meleklerden biri bu dağıtımdan sonra Tanrı’ya sormuş:  gayet hoş olmuş bu uyarlama.
 
Bütün uluslara ikişer erdem verdiniz ama Türklere üç tane’.
‘Evet ama’ demiş Tanrı ’sadece ikisini  kullanabilecekler’
 
Böylece;
Bir Türk zeki ve Tayyipci olduğu zaman
dürüst olmayacaktır…
 
Bir Türk dürüst ve Tayyipci olduğu zaman  zeki olmayacaktır…
 
Bir Türk hem zeki hem de dürüst olduğu zaman Tayyip’ci olmayacaktır…

Ekonomi Nedir?

Ocak29

Mevsim yaz, aylardan Ağustos ayı…

Riviera kıyısında küçük bir kasaba, yaz sezonu, ancak yağmur yağıyor,  yani kasaba bomboş.

Herkesin borcu var ve kredi ile yaşıyorlar.

Şans eseri bir otele zengin bir Rus geliyor ve resepsiyona 100 $ bırakıp, odaya bakmaya çıkıyor.

Otel sahibi parayı hemen alıp, et marketine olan borcunu ödüyor.

Market sahibi 100 $ kaparak, hemen toptancıya olan borcunu vermeye gidiyor.

Toptancı büyük bir sevinçle parayı alıp, kriz nedeniyle kredili hizmet veren son defa birlikte olduğu fahişeye götürüyor.

Fahişe parayı alıp aynı otele giderek oraya olan borcunu ödüyor….�

Ve o anda Rus müşteri odadan geri dönüyor ve odayı beğenmediğini söyleyip 100 $ parasını alarak kasabayı terk ediyor.

Rus müşterinin bu ziyaretinden somut olarak hiç para kazanan olmuyor, ancak tüm kasaba borçlarından kurtuluyor ve geleceğe ümitle bakıyor !!!

EKONOMİNİN NE KADAR BASİT BİR BİLİM DALI OLDUĞUNU ŞİMDİ ANLADINIZ MI ?

Ortalama bir yaşamdaki tuhaflıklar

Ocak29
İngiltere’de yayınlanan Daily Mail gazetesinin haberine göre ortalama 75 yıl (27 bin 375 gün) yaşayan bir insan hayatının bir yılını işten ya da okuldan kaytararak geçiyor. Öte yandan gülümsemeye yalnızca 115 gün ayırılıyor. İşte uzmanlardan ortalama bir hayat:
 
* Sıradan bir insan hayatının üçte birinden fazlasını yani 26 yılını uykuda geçiriyor. Diğer yandan 7 yılını da uykuya dalmaya çalışarak harcıyor.
 
* Kadınlar hayatları boyunca 3 yıl bulaşık yıkıyor
 
* Temizlik, süpürme, cam silme, toz alma ve evi toparlama gibi faaliyetler genellikle kadınların ömründen 5,5 yıl çalıyor.
 
* Tam 5 ay, bir şeylerden şikâyet ederek ziyan oluyor.
 
* Öte yandan yalnızca 115 gün gülerek ve kahkaha atarak geçiyor.
 
* Ömrün yaklaşık bir yılı bekleme halinde harcanıyor. Bu sürenin 6 ayı çeşitli kuyruklarda, 27 günü otobüs duraklarında ve 20 haftası da telefonda santral operatörlerinin bağlamasını beklerken harcanıyor.
 
* Kadınlar hayatının 136 gününü dışarıya çıkmak için kıyafet seçip giyinmek, makyaj yapmak ve genel olarak kendilerine bakım yaparak geçiriyor.
 
* Buna karşılık erkekler yaşamları boyunca 46 gün gece dışarıya çıkmak için hazırlanıyor.
 
* Erkekler ise yaşamları süresince 3 bin saat traş oluyor.
 
* Tüm cilt kanseri uyarılarına rağmen ortalama bir insan hayatının 2 bin 170 saatini güneşlenmeye ayırıyor.
 
* Sigara tiryakileri, gün boyunca aldıkları sigara molalarına hayatlarından 160 gün ayırıyor.
 
* Ömrün ortalama olarak 1 yılı çeşitli mazeretlerle iş ya da okuldan kaytararak geçiyor.
 
* Erkekler yaşamlarının 1 yılını çekici buldukları kadınları gözetlemekle geçiriyor. Bu da günde 43 dakika süresince yaklaşık 10 kadını “kesmek” anlamına geliyor.
 
* Diğer yandan kadınlar toplamda 6 aylarını beğendikleri erkeklere bakarak harcıyor.
 
* Hayatın yalnızca 1 ayı, sevdiğiniz insana sarılmak, güneşin batışını izlemek ve sevgilinizle başbaşa yemek yemek gibi romantik aktivitelerle geçiyor.
 
* Ortalama bir genç hayatının 5 yılını internete ayırıyor.
 
* Ömrün 19 yılı iş yerinde çalışarak, 6 yıl da yiyerek ve birşeyler içerek geçiyor.
 
* 6 yıl ise yollarda seyahat ederek harcanıyor.
 
* Öte yandan ömrün yaklaşık 11 yılı televizyonun karşısında pinekleyerek harcanıyor.

ZEKİ ÖĞRENCİ

Ocak29
İlkokulun birinci sınıfında okuyan küçük Ali bir gün öğretmenine gider ve dersten sonra kendisiyle görüşmek istediğini söyler.
 
Öğretmen ;
-Tabi yavrum, der
 
Ve dersten sonra Ali’yi çağırır
Ve sorar;
-Sorun nedir Ali?
 
-Öğretmenim ben bu sınıfın düzeyine göre fazla zekiyim ve bilgiliyim bir üst sınıfa geçmek istiyorum.
 

Bunun üzerine mesleğe yeni başlamış genç ve tecrübesiz öğretmen yaşlı ve tecrübeli okul Müdürü’ne Ali’nin bu talebini iletir, Müdür de Ali ‘ye bunun için bir sınavdan geçmesi gerektiğini söyler.
 
Ali ‘cik bunu tereddütsüz kabul eder ve sınav başlar;
 
-Söyle bakalım Ali: 3X4…
-On iki
Müdür bey
-Peki 6X6…
-Otuz altı
 
Müdür bey
-Japonya’nın başkenti…
-Tokyo
 
Ve sınav sabahtan akşama kadar sürer, küçük Ali hiç hata yapmaz. Sonunda müdür kendisini bir üst sınıfa geçirmeye karar verir ki, tam bu anda genç ve güzel sınıf öğretmeni de bir kaç soru sormak ister. Müdür bu isteği kabul eder ve öğretmen sorulara başlar;
 

-Söyle bakalım Ali ineklerde dört tane olup da bende iki tane olan nedir?
Bacaklarınız öğretmenim.
-Doğru;
 
-Senin pantolonunun içinde olup, benim pantolonumun içinde olmayan nedir ?
Müdür bu soruya çok şaşırır….
-Ceplerim öğretmenim.
 

-Peki, kadınların tüylerinin en kıvırcık olduğu yer neresidir?
Velet tereddütsüz yanıt verir:
-Afrika’dır öğretmenim.-
 
-Başlangıçta yumuşak olup da kadınların ellerinde sertleşen nedir ?
Müdür gözleri fal taşı gibi açılmış tam müdahale edecekken Ali yanıtlar;
- Tırnak cilası öğretmenim
 
-Peki… bekâr bir kadına göre evli kadında daha geniş olan nedir Ali ?
Müdür kulaklarına inanamaz artık
-Yatak öğretmenim.
 

-Alicim sence şu anda vücudumun en nemli yeri neresi?
-Diliniz öğretmenim.
 
Nefes nefese kalan Müdür imtihanı bitirmeye karar verir ve;
-Değil bir üst sınıfa, ben bunu doğrudan son sınıfa göndereceğim der,
Çünkü ben bu sınavı başaramazdım.
Ve rivayet o ki, dediğini de yapar.
KISSADAN HİSSE (Bu öykünün baba fikri)

Öğretmenler ne iş yaparlar ki….

Ocak29

Biz öğretmenlere ne güzel işiniz var. Bol bol tatiliniz var, yata yata para kazanıyorsunuz diyenler haklı. Aşağıda öğretmenlerin yaptıkları işleri okuyunca öğretmenliğin gayet basit bir meslek olduğunu siz de göreceksiniz.

1- Toplantılara katılınacak,
2- Yıllık plan yapılacak
3- Günlük plan yapılacak
4- OGYE çalışmasına katılınacak
5-TKY çalışmalarında bulunulacak
6- Nöbet tutulacak
7- Sınıflar düzenlenip panolar hazırlanacak
8- Toplantılar hafta sonları veya ders saatleri dışında yapılacak
9- Kurumların açtığı sınavlara ucuz iş gücü olarak gidilecek,
10- Seçimlerde zorunlu olarak sandık başkanı olunacak
11- Envai çeşit tören, kutlama vb. proğrama katılınacak.
12- Her hafta tüm öğrenciler için ve tüm derslerde değerlendirme formları doldurulacak.
13- Kişisel dosyalar her dönem sonunda doldurulacak.
14- Öğrenci tanıma fişleri doldurulacak.
15- Portfolyo dosyalarına hiçbir çalışma getirmeyen öğrencilere çalışmalarını getirmeleri için yalvarılacak.
16- Öğretmenliği öğretmenlerden iyi bilen velilere dert anlatılacak.
17- Sosyal kulüp çalışmaları ve toplantıları yapılacak.
18- Rehberlik çalışmaları, anketleri yapılacak ve raporları tutulacak
19-Ders işlemek yerine internetteki ve kitaplardaki bilgileri bize okuyarak ‘bak okuyan toplumuz’ imajı veren
insanların zorunlu seminerlerine katılınacak.
20- Pansiyonda nöbet esnasında öğrencilerin yemek etüt, uyku, banyo, hastalık, can sıkıntısı , koğuş ve oda düzeni durumlarına
bire-bir müdahil olunacak.
21- Sınırsız sorumluluk, öğrenci takılıp düştüğünde polise ifade verilecek.
Hiçbir dayanağı olmaksızın dayakçı öğretmen olmakla suçlanılacak.
22- Öğrencilere çalışma kâğıdı hazırlanacak
23- Öğrencilere yarın ne gibi etkinlikler yaptırabilirim diye düşünülecek
24- Velilerle görüşülecek
25- Teneffüslerde çocukların şikâyetleri dinlenecek
26- Panolara asılan şeyler belli aralıklarla dosyalanacak
27- Her hafta rehberlik ve sosyal etkinlikler dersi için tutanak tutulacak
28- Toplum hizmeti için zaman yaratılacak
29- 40 dk içinde yüz kere öğretmenim diyen bücürlere efendim denilecek
30- Kavga edenler ayırt edilecek, kafası gözü yarılanlara pansuman yapılacak,
31- Değerlendirme testleri hazırlanacak
32- Değerlendirme testleri evde değerlendirilecek,
33- Üstüne saldıran veliler ikna edilecek,
34- Bilgi yarışmalarına öğrenci hazırlanacak,,
35- Öğrencilerin evlerine gidilip hal hatırı sorulacak,
36- Saha çalışması yapıp okula gelmeyen öğrencileri toplayacak ve okulagetirecek,,
37- Temizlik, spor, fotokopi, demirbaş, sabun, tuvalet kağıdı için paratoplanılacak,
38- Taşımalı öğrencileri sabah servisten inerken sayıp kontrol edilecek,,
39- Öğle yemeğinde listeden çağırıp sıraya koyulacak,
40- Okul çıkışı öğrenciler servislerine bindirilecek.
41- Belirli Gün ve Haftalarla ilgili program hazırlanacak,
42- Öğrencilere katılım için yalvarılacak,
43- Belirli günler ile ilgili pano hazırlanacak,
44- Panolar için yazı ve şiirler, bulunacak ya da kontrol edilecek.
45- Veliler okulda bilgilendirilip, eğitilecek
46-Kanuni hak olan sevk ve izin istenirken mahcup, hafif ve ince bir sesle rica edilecek ve sevk dersin olmadığı bir zamana denk getirilecek,hasta hasta derslere girilecek, bazı yerlerde muayene saati sevkeyazdırılacak (diğer çalışanlara da mesai dışında mı sevk alın deniliyoracaba).
47- Veli toplantıları yapılacak.
48- Okul aile birliği toplantılarına katılınıp velilerin kahırlarıdinlenecek.
49- Her dönem ve gerektiğinde zümre toplantıları yapılıp tutanakhazırlanacak.
50- Yeni müfredat konusunda veliler bilgilendirilecek.
51- Gözlem dosyaları tutulacak
52- Etkinlik yaptırılacak(yapmayanlara bir şey yapılmayacak)
53- Sınıf başkanı, kitaplık görevlisi, temizlik başkanı seçilip görevlerini yapıp yapmadıkları günlük olarak takip edilecek.
54- Hizmetlilere ya da idareye bildirilen temizlik, tamirat ve görüşler bukişiler tarafından dikkate alınmayacak.
55- Gelen giden evrak defteri doldurulacak
56- Laboratuar düzenlenecek, temizlenecek
57- Müdür ve müdür yardımcılarının yapmak istemedikleri görevler yapılacak
58- Çocukların elbise, saç, tırnak temizliği ile ilgilenilecek.
59- Deneyler, gözlemler, etkinlikler için hazırlık yapılacak.
60- Beslenme saatinde beslenme yaptırılacak.
61- Başarısızlığın sebebi araştırılacak.
62- Mahallede kavga edenlerin aileleri okulda dinlenecek.
63- Müdür Beye hesap verilecek.
65- Dersi boş olan, derslerine branş öğretmenleri giren (özellikle sınıf öğretmenleri) öğretmenler, ”İşlerim var şu boş sınıfa derse giriver” diyen idarecilerin derslerine girilecek.
66- Birilerine ek ders ücreti verebilmek için açılan seminer, hizmet içi eğitim vb. şeylere gerçekten ihtiyacı olup olmadığını bilmeden, sormadan zorunlu olarak ders saatleri dışında katılmak zorunda kalınacak.
67- Sorumluluğu çok yüksek olan nöbetçilikler yapılacak
68- Son zamanlarda artık iyice raydan çıkan eğitim sisteminde öğretmenlikten çok dadılık yapılacak.
69- Müdür ve müdür yardımcılarının imalı ve iğneli sözlerine kulak asılmayacak, duymazlıktan gelinecek.
70- Spor parası toplanacak.
71- Yakacak ve ihtiyaçlar için aidat toplanacak hatta vermeleri için yalvarılacak
72- Onur kurulu ve disiplin kurulu toplantılarına katılınacak
73- Nöbet günü ve diğer günler öğrencilerin kılık kıyafet kontrolü yapılacak
74- Nöbet defterine gelmeyen öğretmen yazılacak ve sınıf defteri imzalanacak.
75- Zaman zaman öğrenci çantalarına arama yapılacak
76- Okula getirilmesi yasak olan eşyalar için tutanak tutulacak ve bu eşyalar ailelerine teslim edilecek.
77- Aidat toplanacak hatta vermeleri için yalvarılacak
78- Nöbetlerde mıntıka temizliği yaptırılacak.
79- Ünitelendirilmiş Yıllık Plan Yapılan Açıklamalar
80- İş Günü Takvimi
81- Ünite Süre Çizelgesi
82- Yıllık Çalışma Programı
83- Haftalık Ders Programı
84- Ünite Çalışma Dosyası
85- Sınıf Ders Defteri
86- Deney defteri Raporu
87- Gezi Planı
88- Öğrenci Kişisel Robşayanı
89- Öğretmen Not Defter
90- Kitaplık ve Defteri
91- Çevre İncelemesi
92- Tebliğler Dergisi Fihrist
93- Sınıf Demirbaş Listesi
94- Ders Dışı Etkinlik Dosyası
95- Yazılı Kağıt ve Cevapları
96- Ödev Listesi-Ödevler
97- Dershane Araçları
98- Koordinasyon Kurulu Kararı
a. Cümle Listesi
b. Metin Defteri
c. Metinler
d. Kontrol Tablosu

Bu kadarcık iş yapmakla hiç insan yorulur mu?

Sakın yoruldum deme! Bunlar yapılacak!

Sınıf defterini imzaladın mı yoksa!

temizliği öğrettiklerimiz daha önce neler yapıyordu?

Ocak29

Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam istediğiniz gibi değilse eskiden İngiltere’de bu işlerin nasıl yapıldığını düşünün!

1500′lerde İngiltere’de işler şöyle yapılıyordu:

İnsanların çoğu Haziran’da evleniyordu Çünkü senelik banyolarını Mayıs ayında yapıyorlar, Haziran’da hala çok kötü kokmuyorlardı . Ama yine de kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu.

Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana geliyordu.. Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti. Ondan sonra oğullarıve diğer erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en son olarak ta bebekler aynı suda yıkanıyordu. Bu esnada su o kadar kirli hale geliyordu ki içinde gerçekten bir şeyleri kaybetmek mümkündü. İngilizce’deki ‘banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayın’ (Don’t throw the baby out with the bathwater) deyimi buradan gelmektedir.

Evlerin çatıları üst üste yığılmış kamıştan yapılıyor, kamışların altında tahta bulunmuyordu. Burası hayvanların ısınabilecekleri tek yer olduğu için bütün kediler, köpekler ve diğer küçük hayvanlar (fareler, böcekler) çatıda yaşıyordu. Yağmur yağdığı zaman çatı kayganlaşıyor ve bazen hayvanlar kayarak çatıdan aşağı düşüyordu. İngilizce’deki ‘kedi-köpek yağıyor’ (It’s raining cats and dogs) deyimi buradan gelmektedir.

Yukarıdan evin içine düşen şeyleri engelleyecek hiçbir şey yoktu. Böceklerin ve buna benzer nesnelerin yatakların içine düşmesi büyük bir sıkıntı oluşturuyordu. Etrafında yüksek direkler ve üstünde örtü bulunan İngiliz usulü yataklar buradan gelmektedir.

Zemin topraktı. Sadece zenginlerin zemini topraktan başka bir şeyden yapılmıştı. Toprak kadar fakir (dirt poor) tabiri buradan çıkmıştır.

Zenginlerin ahşaptan yapılmış zeminleri vardı. Bunlar kışın ıslandığı zaman kayganlaşıyordu.. Bunu önlemek için yere saman (thresh) seriyorlardı. Kış boyunca saman sermeye devam ediliyordu. Bir zaman geliyordu ki kapı açılınca saman dışarıya taşıyordu. Buna mani olmak üzere kapının altına bir tahta parçası konuyordu ki bunun adı ‘thresh hold’ (saman tutan; Türkçesi eşik idi.

Yemek pişirme işlemi her zaman ateşin üzerine asılı durumdaki büyük bir kazanın içinde yapılıyordu. Her gün ateş yakılıyor ve kazana bir şeyler ilave ediliyordu. Çoğu zaman sebze yeniyor, et pek bulunmuyordu. Akşam yahni yenirse artıklar kazanda bırakılıyor, gece boyunca soğuyan yemek ertesi gün tekrar ısıtılarak yenmeye devam ediliyordu. Bazen bu yahni çok uzun süre kazanda kalıyordu. ‘

Bezelye lapası sıcak, bezelye lapası soğuk, kazandaki bezelye lapası dokuz günlük’ (peas porridge hot, peas porridge cold, peas porridge in the pot nine days old) tekerlemesinin menşei budur. Bazen domuz eti buluyorlar o zaman çok seviniyorlardı .

Eve ziyaretçi gelirse domuz etlerini asarak onlara gösteriş yapıyorlardı. Birisinin eve domuz eti getirmesi zenginlik işaretiydi. Bu etten küçük bir parça keserek misafirleriyle oturup paylaşıyorlardı. Buna ‘yağ çiğnemek’ (chew the fat) adı veriliyordu.

Parası olanlar kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabaklar alabiliyordu. Asidi yüksek olan yiyecekler kurşunu çözerek yemeğe karışmasına sebep oluyor, böylece gıda zehirlenmelerine ve ölüme yol açıyordu. Domatesler buna sık sık sebep olduğu için bunda sonraki yaklaşık 400 yıl boyunca domateslerin zehirli olduğu düşünülmüştü.

Çoğu insanın kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabakları yoktu. Onun yerine tahta tabaklar kullanıyorlardı . Çoğu zaman bu tabaklar bayat ekmekten yapılıyordu. Ekmekler o kadar bayat ve sertti ki uzun zaman kullanılabiliyordu. Bunlar hiçbir zaman yıkanmadığı için içinde kurtlar ve küfler oluşuyordu. Kurtlu ve küflü tabaklardan yemek yiyen insanların ağızlarında ‘tabak ağzı’ (trench mouth) denen hastalık ortaya çıkıyordu.

Ekmek itibara göre bölüşülüyordu. İşçiler yanık olan alt kabuğu, aile orta kısmı, misafirler de üst kabuğu alırdı.

Bira ve viski içmek için kurşun kadehler kullanılıyordu. Bu bileşim insanları bazen birkaç gün şuursuz vaziyette tutabiliyordu. Yoldan geçen insanlar bunların öldüğünü sanıp defnetmek için hazırlık yapıyordu. Bunlar birkaç gün süreyle mutfak masasının üstüne yatırılıyor¸ aile etrafına toplanıp yiyip-içerek uyanıp uyanmayacağına bakıyordu. Buna ‘uyanma’ nöbeti deniyordu.

İngiltere eski ve küçük bir yerdi, insanlar ölülerini gömecek yer bulamamaya başlamıştı. Bunun için mezarları kazıp tabutları çıkarıyor, kemikleri bir ‘kemik evi’ne götürüyor ve mezarı yeniden kullanıyorlardı . Tabutlar açıldığında her 25 tabutun birinde iç tarafta kazıntı izleri olduğu görüldü. Böylece insanların diri diri gömüldüğü ortaya çıktı. Buna çözüm olarak cesetlerin bileklerine bir ip bağlayıp bu ipi tabuttan dışarıya taşıyarak bir çana bağladılar. Bir kişi bütün gece boyu mezarlıkta oturup zili dinlerdi. Buna mezarlık nöbeti ‘graveyard shift’)denirdi. Bazıları zil sayesinde kurtulur (’saved by the bell’) bazıları da ‘ölü zilci’ (dead ringer) olurdu.

Gerçekler bunlar:

Kim demiş tarih sıkıcıdır diye?!

Ortaçağda Avrupa’daki rahibelerin yüz ve ellerinden başka yerlerini yıkamaları kesin olarak yasaklanmıştı. Kastilya Kraliçesi İsabella bile 50 yıldan fazla süren hayatı boyunca iki kez banyo yapmıştı. Kirlilik adeti Amerika’ya da bulaşmış Pennsylvania ve Virginia eyaletlerinde ”banyo yapmayı yasaklayan” ya da belirli kısıtlamalar getiren kanunlar çıkarılmıştı. Philadelphia’ da ise kanunla bir ay içinde birden fazla banyo yapan insanlar cezaevine gönderiliyordu.

Tuvaletle henüz tanışmayan Avrupa’da lazımlıkları sokaklara boşaltma adeti 17. yüzyıla kadar sürdü. Fransa krallarından 14. Louis, gününün belli bir zamanını lazımlığında oturarak geçirir, devlet işlerini de buradan yürütürdü.

1600′lerde İstanbul’a gelen İngiliz büyükelçiler, lazımlık kullanma ve bunu da pencereden boşaltma adetleri yüzünden şehirden uzak olan Tarabya’yaki bir konağa gönderilmişti. 19. yüzyıla gelindiğinde, kesin olarak tuvalet kullanma sözü vermeleri üzerine Taksim’e taşınmalarına izin verilmişti

Merhaba dünya!

Ocak29

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!