Yeni Düşünce
Düsünce Siz siniz!!!
Now viewing all posts in Kültürel

İstanbul un Fethi

Mayıs 29th 2010

Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektirilen, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle sûrun dişleri sökülecek!
Yürü; hâlâ ne diye oyunda, oynaştasın
Fâtih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!
Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden…
Senin de destanını okuyalım ezberden…
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden…
Elde sensin,dilde sen; gönüldesin, baştasın…
Fâtih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!
Yüzüne çarpmak gerek zamânenin fendini!
Göster kabaran sular nasıl yıkar bendini!
Küçük görme, hor görme delikanlım kendini!
Şu kırık âbideyi yükseltecek [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

ÖNYARGILARIMIZ

Mayıs 7th 2010

Bir köyde tek başına yaşayan hamile bir kadın, (çocuğu doğmadan önce
kocası ölmüş)
kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir
gelinciği evinde beslemeye başlar.
Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir
hayvan olmasada, oldukça uysallaşır.
Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar.
Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak
zorundadır.
Günler geçer ve kadın bir [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

İsviçre Neden Bilimde Fiziki Büyüklüğünden Daha Büyük Değerlere Sahip

Şubat 17th 2010

İsviçre, doğal peyzaj güzelliği, kayak yapılan dağları, kişi başına zenginliği, çikolatası, saat sanayisindeki etkinliği, bir zamanlar gizli hesapları veya kara para aklama bankalarının varlığı ile bilinirdi. İsviçre genel kültürü, hoşgörüsü, ince sanatsal işlevi ve teknolojisi ile dünyanın takdirini toplamıştır. Soru şu; İsviçre nasıl başarıyor da bilimde, sanat ve sosyal hayatta bu ileri düzeyde varlığını koruyor. [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

Çay,simit ve peynir

Şubat 17th 2010

Basit yaşayacaksın basit Mesela susayınca su içecek kadar basit… Dört çıkacak ikiyle ikiyi çarptığında. Tek düğmesi olacak elindeki cihazın; Tek bir düğme,tk bir cümle gibi… Sevince lafı dolandırmadan söylediğin”Seni Seviyorum”gibi. Basit bir öpücük yetecek sana… Basit sıcvak bir öpücük;ve o öpücükle dolacak tüm günlerin,tüm düşlerin. O öpücük için yapacaksın hayatın kavgasını, Öpücük için yiyeceksin hayatın [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

Kanal mı? Kanalizasyon mu?

Şubat 17th 2010

Televizyon kanalları arasında geziniyorum.
Bir dizi furyasıdır gidiyor.
Bunlar dizi değil,
 toplumu çökertmek için yapılmış dinamit sanki.
Mardin’de çevrilmiş bir diziye baktım. Bir kadın hem baba, hem oğlu ile beraber.
 Gene aynı dizide evin oğlu amcasının kızına tecavüz ediyor,
 kız sonra evleniyor ama amca oğlu hala peşinde.
 Bir başka dizide iki kız kardeş aynı adamı seviyor.
Biriyle beraber oluyor, kız hamile ama öteki [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

biyolojik yasınız kaç ?

Şubat 16th 2010

BİYOLOJİK YAŞINIZ KAÇ ???
 
Yaşlanma uzmanları, biyolojik yaşın takvim yaşından daha fazla olabileceğini belirtti. İşte biyolojik yaşı hesaplama testi…
 
Cilt elastikiyeti
 
Cilt yaşlandıkça, kolajen ve elastin maddeleri azalır ve elastikiyetini kaybeder. Elinizin üzerindeki deriyi çimdikler gibi tutarak çekin ve bir dakika bu şekilde tutun. Deriyi bıraktığınızda tekrar normal, düz hale gelmesi ne kadar zaman alıyor?
 
* 1 – 2 [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

Ortalama bir yaşamdaki tuhaflıklar

Ocak 29th 2010

İngiltere’de yayınlanan Daily Mail gazetesinin haberine göre ortalama 75 yıl (27 bin 375 gün) yaşayan bir insan hayatının bir yılını işten ya da okuldan kaytararak geçiyor. Öte yandan gülümsemeye yalnızca 115 gün ayırılıyor. İşte uzmanlardan ortalama bir hayat:
 
* Sıradan bir insan hayatının üçte birinden fazlasını yani 26 yılını uykuda geçiriyor. Diğer yandan 7 yılını da [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

temizliği öğrettiklerimiz daha önce neler yapıyordu?

Ocak 29th 2010

Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam istediğiniz gibi değilse eskiden İngiltere’de bu işlerin nasıl yapıldığını düşünün!
1500′lerde İngiltere’de işler şöyle yapılıyordu:
İnsanların çoğu Haziran’da evleniyordu Çünkü senelik banyolarını Mayıs ayında yapıyorlar, Haziran’da hala çok kötü kokmuyorlardı . Ama yine de kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu.
Banyolar içi [...]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok