Yeni Düşünce
Düsünce Siz siniz!!!

Parazit Enfeksiyonları

Şubat 26th 2010 Kantin

Parazit Enfeksiyonları

Nazokomiyal enfeksiyonlar, hasta enterne edildiğinde kuluçka döneminde olmayan ve genellikle hastaneye yattıktan 48-72 saat sonra veya taburculuğu takiben ilk on gün içinde gelişen enfeksiyonlardır. Tanı ve tedavi alanındaki tüm gelişmelere rağmen hastane enfeksiyonları hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde halen önemli bir sağlık sorunudur. Bazı çalışmalarda hastaneye başvuran hastaların yaklaşık %3-4’ünde,  Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ise hastanede yatarak tedavi gören her on hastadan birinde hastane enfeksiyonu geliştiği saptanmıştır. 2001 yılında ABD’de hastane enfeksiyonlarının getirdiği ek maliyetin 7 milyar dolar olduğu ve bu enfeksiyonlar nedeniyle her 6 dakikada bir kişinin hayatını kaybettiği bildirilmiştir.

Hem laboratuvar hem de hastane kaynaklı parazit enfeksiyonları pratik olarak mümkündür. Ancak tropikal bölgelerdeki hastanelerde yatan ve çoğunluğu birden fazla parazit etkeni taşıyan hastalarda bir enfeksiyonun nazokomiyal bulaşıp bulaşmadığını saptamak oldukça zordur. Özellikle kalabalık ve hijyen şartları da uygun olmayan bu hastaneler, yalnız paraziter enfeksiyonları değil her türlü enfeksiyon hastalığının bulaşması için uygun bir zemin oluşturmaktadır.

Gelişmiş ülkelerdeki hastanelerde uygulanan genel hijyen ve sanitasyon önlemleri, viral, bakteriyel ve fungal etkenlere kıyasla parazitlerin daha az tehlike oluşturmasını sağlamıştır. Ancak bir yandan parazitlerin hastane enfeksiyonu oluşturabileceğinin akla gelmemesi, diğer yandan kişilerin bağışıklık sistemine bağlı olarak inkübasyon döneminin farklılaşması bu enfeksiyonların tanısını güçleştirmektedir. Sağlıklı kişilerde önemsiz olan bazı parazitler, immun komprimize hastalarda hayatı tehdit eden ciddi enfeksiyonlara neden olabilmektedir. Ayrıca mental bozukluğu olanlar, yoğun bakım hastaları, yenidoğanlar, geriartrik hastalar da parazit bulaşı için riskli gruplardır. Dikkat edilecek bir diğer nokta da, enfekte hastaların yanısıra, hastanenin gıda işlerinde çalışanların da parazitlere kaynaklık edebileceğidir. Parazitler kişisel hijyene uymayan sağlık çalışanları aracılığıyla hastalara bulaşabileceği gibi, tam tersine hastalardan da sağlık çalışanlarına bulaşması mümkündür.

Parazitlerle meydana gelen, hastaneden edinilmiş veya hastane ilişkili enfeksiyonlar genel olarak dört başlık altında incelenmektedir:

1.       Nazokomiyal gastrointestinal parazit enfeksiyonları: Hastaneye yatan bir hastada iki günden uzun süren, sebebi açıklanamayan akut gastrointestinal infeksiyon veya hastanede başlayan enfeksiyöz diyare nazokomiyal gastrointestinal enfeksiyon olarak tanımlanmaktadır. Genellikle hastanelerde bu tür yakınmaları olan hastalardan parazit bakısı pek talep edilmemektedir. Oysa özellikle yenidoğanlar, yaşlılar ve immun direnci bozuk olan hastalar risk altındadır. Bozuk immunite, düşük gastrointestinal asidite, bozuk barsak florası ve azalmış barsak hareketleri gibi konağa bağlı etkenler yanı sıra, konağın direncini bozacak uygulamalar ya da parazitlerin kolonizasyonunu arttıracak girişimler gibi dış etkenler de risk faktörleri arasındadır.  Çoğunlukla fekal oral yolla geçen ve vücut dışında uzun süre dayanabilen bu etkenler arasında C.parvum, E.histolytica, G.intestinalis ve microsporidia sayılabilir.

2.       Nazokomiyal kan ve doku parazitleri enfeksiyonları: Bu grupta yer alan Plasmodium, Babesia, Trypanosoma, Leishmania, Toxoplasma gibi parazitler, kan ve kan ürünlerinin transfüzyonu sırasında, kan ve kan ürünleri bulaşmış iğne ve kesici aletlerle ya da organ ve doku transplantasyonu ile bulaşabilmektedir. T.gondii, P.carinii gibi enfeksiyonlar hastaneye yatmadan çok önce de alınmış olabilir. Latent olan bu enfeksiyonlar, hastaların immun direncinin bozulmasıyla tekrar ortaya çıkabilir.

3.       Nazokomiyal ektoparazit enfestasyonları: Nazokomiyal önemi olan ektoparazitler arasında vücut, baş ve kasık bitleri, akarlar, uyuz ve miyazis sayılabilir. Bu enfestasyonlar genellikle hayatı tehdit etmezlerse de yaşlı yada immun yetmezliği olan hastalarda görülen Norveç uyuzu ciddi komplikasyonlara sebep olabilir.

4.       Laboratuvar kaynaklı parazit enfeksiyonları: Laboratuvarda incelenen örnekler bakteriyel, viral etkenler yanı sıra parazitler açısından da potansiyel tehlike taşımaktadır. Laboratuvarda yeme içmeye izin verilememesi, özel kıyafet ve eldiven giyilmesi gibi alınan genel önlemlere karşın, bazı parazitlerin sağlık çalışanlarına geçmesi önlenememektedir. Özellikle kültür, hayvan testleri, konsantrasyon yöntemleri gibi yoğun çalışmaların olduğu laboratuvarlar  riskli çalışma alanlarıdır. Çeşitli dezenfektanlara son derece dirençli olan G.intestinalis, C.parvum, Achantamoeba gibi protozoa enfeksiyonları laboratuvar çalışanlarına kolaylıkla bulaşabilir. İğne batması yada kontamine materyalin yaralı deriye temasına bağlı olarak sağlık çalışanlarının, Leishmania, Trypanasoma, Toxoplasma gibi paraziter hastalıklara yakalandıkları bilinmektedir.

Gerek nazokomiyal, gerekse laboratuvar kökenli enfeksiyonlarla mücadelede genel hijyen önlemlerine ek olarak patojene yönelik bazı özel tedbirlerin de alınması gerekmektedir. Sözgelimi Giardia, Cryptosporidium gibi parazitlerin dezenfektanlara dirençli olduğu da unutulmamalı, haşerelerle mücadeleye de önem verilmelidir.

Son yıllarda sık sık gündeme gelen hastane enfeksiyonlarına bağlı ölümler ve sağlık hizmeti sunan kurumların akreditasyonunda hastane enfeksiyonlarının önlenmesine dair alınan önlemlerin başlıca kriterlerden biri olarak belirlenmesi, Sağlık Bakanlığı’nın bu konudaki çalışmalara hız vermesine neden olmuştur. Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı’nın koordinasyonunda uzmanlarla birlikte “Yataklı Tedavi Kurumları Enfeksiyon Kontrol Yönetmeliği” hazırlanarak, hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde önemli bir kanuni adım atılmıştır. Çıkacak bu yönetmelikle, ülkemizdeki tüm kamu ve özel hastanelerinde, bir enfeksiyon kontrol komitesi oluşturulması planlanmaktadır. Başarılı bir enfeksiyon kontrol programı yürütülebilmesi için son derece kritik olan bu komite, hastanelerde bu tür enfeksiyonlarla mücadelenin adresi olacak ve yaptırım gücü sayesinde gereken önlemlerin alınmasını sağlayacaktır. Uygulamaya konulacak merkezi network sistemi ile bildirimler, veri aktarımı ve kullanımı kolaylaşmış olacaktır.




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Besin Zehirlenmeleri

Besinle uğraşan kişiler yiyeceklerin temiz bir şekilde hazırlanıp servis edilmesini kolay zannedebilirler. Ancak temiz görünen, tadı ve kokusu güzel olan yiyecekler hijyenik koşullar uygun olmadığında zehirli hale gelebilir. Bu durum sağlığımız için gizli bir tehlike demektir.

Besin kaynaklı besin zehirlenmelerine neden olan etmenler arasında; kimyasal [...]

Önceki Yazılar

KANTİN, KAFETERYA, BÜFE, ÇAY OCAĞI, VB. YERLERİN TAŞIMASI GEREKEN, GIDA GÜVENLİĞİ VE HİJYEN ŞARTLARI

Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı çıkışlı  17 Nisan 2007 tarih  2007/33 sayılı genelge esaslarına göre Bakanlığımıza bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarının (Özel öğretim kurumları dahil) bünyesinde faaliyet gösteren kantin, kafeterya, büfe, çay ocağı vb. yerlerin aşağıda ve ilgili mevzuatında belirtilen sağlık ve [...]

Sonraki Yazılar